Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket br />

More Cool Stuff At POQbum.com


ÇEŞİTLİ HTML KODLAR
http://www.GlitterMaker.com/ - Glitter Graphics

Günlük Burç






Umarım güzel vakit geçirirsiniz..!! - Blogcu
glitter-graphics.com



Glitter Graphics, Myspace Graphics, MySpace Glitter Graphics, MySpace Glitters, MySpace Goodies, Myspace Codes at www.MyGlitterspace.com Image Hosted by ImageShack.us

Galatasaray resimleri(Hilal kanqa Arda turan resimleri sana ozel

19/8/2008 · Kategori: G__945_l__945___964___945_s__945___1103___945___947_ __1103___949_si__956_l__949___1103_i









Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

hepsiyle roportaj2(ben bunlari bilmiyodum siz biliyomuydunuz?)yo

18/8/2008 · Kategori: _HePs_ Res_mLer__

_Cocuklugunuzda boyle bir yere geleceginizi hic dusunur muydunuz?
_Yada cocukluktaki hayalleriniz neydi?

yasemin: benimde mutlaka sahne ile ilgili bisey olucagi kesindi,cunku aileden gelen biseydi sonucta.
Tiyatrocu olmayi istiyordum.
Ama daha sonra klasik baleye gecince dansci olmaya karar verdim.
Hep degisti bu fikir ama sonradan sarkicilikla dans bir arada olunca,bu grup kuruldu ve simdi burdayiz.Guzel yani.

Gulcin: Ya tabiki dusunuyorduk.Herkesin sen ne olucaksin dedikleri zaman,zaten mikrofon olarak,her tur silindir seklindeki esyayi alip sarki soylemeye calistigim icin boyle bir hayalim vardi yani.

Eren: Benim cocukluk hayalim cok komikti.Ahci olmakti.
Ama bu cocukluk hayaliydi.Sonra ortaokul yillarinda geldigimzde tabiki boyle bir grup olmakti.Ama proje basladiginda da boyle bir tepki alacagimizi cok kisa zamanda buraya gelecegimizi bilmiyorduk.

Cemre: Zaten basindan beri bunu istiyordum.
Tabi klasik bale okudugum icin yani ondan da sahne almak iyi ama,basindan beri bunu istiyordum.
Buraya kadar gelecegimizi tahmin ediyormuyduk derseniz;biraz ukalalik olucak ama,ben ediyordum yani...


_Basarinizda bayan ve guzel olmaniz yuzde kac payi var sizce?

Eren: Bayan olmamiz su sekilde algilanabilir.
Hani yanlizca bayan oldugumuz icin degil ama,kiz grubu hani ilk defa
bu sekilde bir sey yaptigi icin ilgi cekmis olabilir mesela.
%30 olabilir.Bayan olmamiz ve dort kisi olmamiz bence %30 olabilir.


_En son ne aldiniz?

Eren: Marka takintim yok ama orijinal seyler giyinmekten
hoslaniyorum.Genelde herkesin uzerinde olan moda gibi herkesin ustune yapismis giysileri sevmiyorum.Orijinal seyleri daha cok seviyorum.

Yasemin: Dans ayakkabisi adim en son.Nike dan aldim.
Hepimiz aldik yani.

Gulcin: Marka takintim yok ama benimde begendigim bir stil var.
Her markanin bir cizgisi oluyor.Benimde sevdigim bir cizgi var tabiki.
Adidas seviyorum ayakkabida ozlellikle.
Onun disinda boyle cok tercih ettigim kesin budur dedigim bir sey yok.

Cemre: Benim marka takıntım belli bir marka yok. Bazı genel olarak beğendiğim markalar var onların çoğu ürününü beğeniyorum yani tam benlik diye. Ama genelde her şey değil; bazı ürünlerde gidip özel üretim olan şeyleri bulurum; bunun her bedeninden şu kadar var, onları özellikle alırım… severim öyle tek tük olan şeyleri.


_Bugun mesela makyajlarinizi siz mi yaptiniz?

Yasemin: Ben bugün kuaföre gitmedim. Kendi kendime yaptım her şeyi. Saçıma da fazla şey yapmıyorum artık… konserlere çıkarken bazen kendim yapıyorum, daha kolay ve daha pratik. Doğallıktan yana daha çok yakışıyor açıkçası bana kendi halinde bırakmak. Makyajımı da kendim yaptım. Bugün aslında Erenle biz gitmedik kuaföre üşendik. Biz kendimiz yaptık.

Eren: Makyaj eğitimi almadık. Ama artık suratımıza makyözler çok fazla makyaj yapa yapa kendimize en çok yakışanı yavaş yavaş bulmaya başladık. Bir de makyaj nasıl yapılır yavaş yavaş biz de. Ben de bugün kuaföre gitmedim. Zaten saçlarım normal, yani makyajı da kendim yaptım. Birde sürekli kuaföre gidip makyaj yaptırmak… hani gerek yok diye düşünüyorum.

Cemre: Ben istesem makyajı düzgün şekilde yaparım ama artık saç ve makyaj yaptırmak istemiyorum. Hiç hoşuma gitmiyor saç ve makyaj yaptırmak elimde olsa hiç makyajsız şekilde çıkıcam rahat rahat, ama olmuyor yani.

Gulcin: biz hep beraber küçüklüğümüzden beri, sahneye çıktığımız için, kendi makyajlarımızı ve sahne makyajımızı kendimiz yapmak zorunda kalıyorduk. Bu sahne makyajı başka bir şey ama, ben öyle bir şey ki bazen özellikle rimel sürerken batırıyorum ve kendim yapmamayı tercih ediyorum o yüzden; ben de bugün kalkıp kuaföre gittim yani.


_Eren sevgilin neler yapiyor?Nasil biri?

Eren: O ne yapıyor? Normal bir üniversitede okuyor. Biz tabi ki anormal bir üniversitede okumuyoruz. Konservatuar değil. Öğrenci ekonomi bölümünde okuyor. Gerçekten çok alakasız. Ama onun da ruhunda dansçılık ve şarkıcılık varmış. Yaşadığımız bazı ayrıntılarda görüyorum bunu. Bizimle takıldığı sürece baya bir çıkıyor ondan böyle şeyler. O da hayatından çok memnun… bizimle olmaktan çok memnun. Bizimle diyorum, çünkü sırf benle değil yani, hep
birlikteyiz.


_Karinca hikayesi.

Eren: Bahçe katında oturuyorduk. Bahçeli bir evdi. Masada mutfak masasında bal ve reçel hep dururdu. Onlar hani buzdolabına konmuyordu ve çok fazla karıncalanıyordu, karıncaların yolu vardı; şekerin ve reçelin içine girerdi. Ben de küçükken her seferinde ayıklardım çaya ve süte koyarken, reçellerden ayıklamazdım öylece ekmeğimin üstüne sürerdim karıncalarla birlikte.
Karıncaları da çok seviyorum… gerçekten çok seviyorum enteresan şekilde. Onlar bana enteresan şekilde tatlı geliyorlar yani çok çalışkanlar. Öyle çocukken karıncaların çok çalışkan olduklarını öğrenirsiniz ya, çocukken çizgi filmlerden falan… o şekilde işlemiş karıncalarda orda bana yabancı gelmedi uzun süre. 7 sene o evde yaşadım… orda ne güzel ekmek üstüne ayıklamadan yedim çok da yemişimdir muhtemelen karınca.


_Cocukluk anilariniz?

Eren: Ben de kız kardeşimle, benden iki yaş küçük kız kardeşim var, annemler evde yokken evdeki birçok eşyayı kül tablası olsun, abajur olsun bir sürü eşyayı; bir tane böyle kapalı barandamız vardı hepsini oraya taşırdık… ve hepsinin üstüne bir fiyat koyardık… annemler eve geldiğinde onlara satmaya çalışırdık… böyle saçma sapan oyunlar oynardık kardeşimle. Evdeki eşyaları annemlere satıyorduk tekrardan.

Yasemin: Ben bir kere köpeğimle birlikte uyumuştum. Bizim sibirya kurdumuz vardı o zaman daha ona yer yapamamıştık bahçede… apartmanda bakıyorduk bir süre, balkonda kocaman bir kulübesi vardı. Motosiklet geçtiğinde sürekli havlıyor, susması için yanına gitmen gerekiyor… yani ben kulübeye girdim onunla, kulübeden çıkınca yine havlamaya başlıyordu ve ben kulübede onunla birlikte uyudum sabaha kadar. Sabah uyandığımda yalıyordu beni o şekilde uyanmıştım. Çokta büyük, ben de küçüğüm…

_Eren sevigiline hic yemek yaptinmi?

Eren: Hııı?… Yok hayır! Yemek ısıtıyorum ama. Annem yapıp buzdolabına koymuş oluyor. Karnım açıktı diyor sevgilim… iyi tamam, ben sana yemek hazırlayayım diyorum. Mutfakta yemek hazır nasılsa… onları ısıtıyorum bir güzel ve tabaklara diziyorum. Her türden faklı farklı şeyler koyuyorum masaya bir sürü tabakta… güzel oluyor yani masa. Sana yemek yaptım diyorum, ısıtıyorum annemin yaptığı yemekleri bir güzel. Aslında pek bişey yaptığım söylenemez tabi .


_Yemek yaptiniz mi hic?

Cemre: Ben yemek yapamıyorum. Hiçbir şekilde yapamıyorum ama. Yemek ayırt etmiyorum ama özellikle portakaldan uzak dururum… Parfümünü bile sıkmam yani, o kadar o derece… hiçbir şeyini sevmiyorum. Sevdiğim yemekler ise, enginar seviyorum mesela… Mc Donald’sın her türlü şeyini yiyebilirim örneğin… her mönüsünü, her büyüklükte hiç fark etmez.

Gulcin: Yemek yapıyorum… sebzeli tavuk yapıyorum mesela. Ama her zaman tutmuyor tabi. Bir de şey, pasta tipi şeyler, şekerli şeyleri yapmayı seviyorum. Ama yaptığım şeyi bir kez daha yapmamaya karar verdim mi hiçbir zaman ilk yaptığım gibi güzel olmuyor. Her seferinde farklı oluyor. Böyle işte… Kerevizi seviyorum, zeytinyağlı sebze yemeklerini de çok severim

Eren: Yemek yaptım. Ama mesela şöyle, kendi kendime yapamıyorum… anneme telefon açıyorum, anne şimdi ben ne yapıcam diye… ne nerede türünde… ne yapacağımı o bana tarif ediyor… yemeğin tam ortasında anne ben ne yapacaktım diye soruyorum bazen… Güzel bir şekilde yemek yapabiliyorum ama tarifi telefonda almam gerekiyor… Çünkü, bir dahaki sefere yine unutuyorum tarifi. Unutuyorum işte, elimde değil…

Yasemin:Makarna yaptım. Sos yapıyorum değişik tarzlarda böyle, özel soslar yapabiliyorum. Bir de bezelye yemeği yapmıştım.


_Internetle araniz nasil?

Cemre: Ben pek teknoloji özürlü değilim… Takip ediyorum. Teknolojik aletleri de merak edip kurcalarım. Bazen de bozabiliyorum tabi; ama yine de kurcalamaktan geri duramıyorum. İnternetle de ilgiliyimdir. Ama öyle hadi bugün neler olmuş, ne mail gelmiş falan türünde özel bir çabam yok. Arada bir eserse ilgileniyorum ve zaman ayırıyorum yani.

Eren: Genelde teknolojinin çok dışında bir insanım… evde bilgisayarım yok zaten. Kardeşim kullanır sadece. Ama mesela bir tane e-mail adresi alıp, aylarca bakmadığım oluyor. Kendi kendine gidiyor öyle. Sonra bir tane daha adres alıyorum. Şimdi kullandığımı da daha yeni aldım. Millete veriyorum e-mail adresimi bir şeyler yolluyorlardır belki ama ben bakmıyorum… pek internetle haşır neşir değilim yani.

Yasemin: Ben internetle baya haşır neşir oluyorum. Gezerim, severim yani interneti.

Gulcin: Ben interneti seviyorum, özellikle eve geldiğim zaman çok yorgun olduğum için fiziksel bir şeyler yapamıyorum… oturup internette geziniyorum.





_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
<_script /><_script /> 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

hepsi resimleri ve roportaj1

18/8/2008 · Kategori: _HePs_ Res_mLer__
















---hepsiyle roportaj--

Hepsi'nin 'Aşk' Sırları
 Cemre "Hiç reddedildin mi?" sorusuna "Hayır reddedilmedim, çünkü hiç teklif etmedim.Her zaman bana teklifler geldi." diye yanıtlıyor."Peki bir sevgilin var mı?" sorusunada "Hayır, şuan için birisi yok." cevabını veriyor. Gülçin'e "Reddedildin mi?" sorusunu yönelttiğimizde "Evet reddedildim." diyor."Şuan sevgilin var mı?" sorusunada "Hayır şimdilik öyle biri hayatımda yok" cevabını veriyor.   Eren'e "Reddedildin mi hiç?" diye soruyoruz "Hayır reddedilmedim ama çok reddettim" diye cevaplıyor."Şuan biri var mı?" diye sorduğumuzda "Evet sevgilim var ve onu çok seviyorum" diyor.  Yasemin'e "Hiç reddedildin mi?" sorusunu yönelttiğimizde "Evet reddedildimde reddettim de." cevabını alıyoruz."Şuan biri var mı?" sorusunada "Evet var." cevabını veriyor.   HEPSİ'YLE RÖPORTAJ (milliyet.com.tr adresinden alınmıştır)  Sizi tanımakla başlayalım...Eren: 21 yaşındayım. Ortaokul ve liseyi Mimar Sinan Üniversitesi Klasik Bale Bölümü'nde okudum. Şimdi de Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Modern Dans Bölümü'nde öğrenciyim. Yasemin: 19 yaşındayım. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Bale Bölümü'nde ilk yılım. Ortaokul ve liseyi diğer arkadaşlarım gibi Mimar Sinan Üniversitesi Klasik Bale Bölümü'nde okudum.  Gülçin: 20 yaşındayım. Mimar Sinan Üniversitesi'nde bale okuduktan sonra üniversitede modern dans bölümüne geçtim.  Cemre: Ben de 20 yaşındayım. Ortaokuldan beri Mimar Sinan Üniversitesi'nde klasik bale eğitimi alıyorum. Şimdi de ikinci sınıftayım.  Böyle bir vokal grubu kurma fikri nasıl ortaya çıktı?Eren: Dört-beş yıldır her hafta cuma günü Cemrelere gidiyorduk. Yabancı kız ve erkek gruplarının hayranıydık. Özellikle de Back- street Boys'a bayılıyorduk. Onlarla yatıp kalkıyorduk. Şarkılarını ezberleyip Cemre'nin evinde küçük konserler veriyorduk. O evi seçmemizin nedeni de Cemre'nin annesinin mesleğinin menajerlik olmasıydı. Onun annesinin dikkatini çekmek için elimizden geleni yapıyorduk. "Bize albüm yapın" diye ısrar ediyorduk.  Cemre: Annem belki bizim farkımıza varır diye bekleyip durduk. O da sürekli "Daha çok küçüksünüz. Sabredin" diyordu. Bekledik, oldu. Şimdi menajerliğimizi o yapıyor zaten.  Grubun adı neden Hepsi?

Cemre: Çünkü biz bütünüz.

  Gülçin: Daha da açarsak; hepsi akademik bale temelli dansçılar, hepsi dans ediyor, hepsi şarkı söylüyor, hepsi arkadaş, hepsi birlikte büyüdü.  Neden R&B'yi tercih ettiniz? Pop müzik yapmanız belki albüm satışlarınızı daha yükseltebilecek bir seçenek olurdu.Gülçin: Yıllardır bu müziği dinliyoruz. Vokal yapmayı seviyoruz ve R&B de bizim vokal anlayışımızı içeren bir müzik tarzı. Yapmak istediğimiz tek müzik R&B idi. Böylece Türkiye'deki ilk R&B albümünü de biz yapmış olduk. Çocukluk hayalimiz gerçek oldu.  "Sözler gençlerin ağzına takılabilecek cinsten"Bale eğitiminden sonra bu tür müzik ile dans etmek zor oldu mu?Eren: Hayır. Hem klasik hem de modern dans eğitimi almış olmak bizim için avantaj. Bu yüzden R&B yaparken zorlanmıyoruz. Ama bu tarz dansı daha iyi yapabilmek için koreograflarla çalıştık. Klibe Candaş Baş'la hazırlanmıştık. Şimdiki koreografımız ise Fulya Güney. Klipteki ve albüm kapağındaki kıyafetleriniz de tam yabancı kliplerde gördüğümüz R&B sanatçıları gibi. Günlük hayatta da böyle mi giyiniyorsunuz, yoksa bu pazarlama için yapılan bir taktik mi?Yasemin: Tüm kıyafetlerimizi Ümit Ünal hazırlıyor. Günlük hayatta fotoğraflardaki gibi çok farklı giyinmiyoruz. Gardırobumuz spor kıyafetlerle dolu. Album çekimleri için topuklu ayakkabı giyelim dedik ama yürümeyi beceremedik. Spor ayakkabı yerine topuklu ayakkabı giyince komik görünüyoruz. Çıkış parçanız "Olmaz Oğlan"ın nakaratı "Hiç bana bakma olmaz oğlan / Sen kendine ısmarlan / Hiç bana bakma olmaz oğlan / Başkasına yuvarlan". Siz de böyle sözler kullanıyor musunuz muhabbetlerinizde?Cemre: Aynısı olmasa da bunlara benzer laflar kullanıyoruz. Bu albümde bizim yaşlarımızdaki genç kızların günlük hayatta kullandığı laflar var. Albümdeki sözlerden pek çoğu dinledikçe gençlerin ağzına takılabilecek cinsten.  Şu sıralar hangi sanatçıları takip ediyorsunuz?Cemre: Blue, Jennifer Lopez ve Usher. Onların sadece albümlerini değil kliplerini ve sahne şovlarını da takip ediyoruz. Bir araya gelip saatlerce konser kaseti izliyoruz. Dans çalışıyoruz. Albüm için hem şan hem de dans dersi aldık. Okuldan çıkar çıkmaz yine prova yapıyoruz.  "Hocalarımızın bizi görmek istediği yer AKM sahnesi, konser sahnesi değil"Sizin şarkılarınızın Türkçe olmasının dışında diğer R&B parçalarından ne farkı var?Gülçin: Türk ağırlıklı R&B yapmaya çalıştık. R&B'ye güzel tatlar kattık. Yurtdışında Hint müziğini bile R&B ile karıştırdılar. Biz de bazı parçalarımızda darbuka, ney ve tef kullandık. Bir parçamızda da tango ile R&B'yi birleştirdik.  Yasemin: Albümde R&B altyapısı var ama bizi Türklerin dinleyeceğini unutmadık. Parçaları ne kadar Batı gırtlağında okumuş olsak da içine Doğu'dan da bir şeyler eklemeyi ihmal etmedik.  Hocalarınız ne diyor bu tip bir albüm yapmanıza? Tepki gösterenler var mı?Gülçin: Albüm henüz çıkmadığı için çoğu olayın farkında değil. Açıkçası onların tepkilerinden korkuyoruz. Klasik bale eğitimi aldıktan sonra böyle bir iş yapmamızı eleştirebilirler. Onların bizi görmek istedikleri yer konser sahnesi değil, AKM sahnesi çünkü.  Eren: Klasik bölümdeki insanların modern şeylere bakış açıları dar. Klasik balenin dışında pek bir şey yapmamızı istemiyorlar. Biz bir de üstüne R&B albümü yaptık.  Türkçe albüm tamam. Peki ilerisi için İngilizce bir albüm projesi var mı?Yasemin: Evet. Bize özgü müzik aletlerini katarak İngilizce R&B albümü yapmak istiyoruz. Hatta bunun için İngilizce derslerine başladık bile.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

emolar

18/8/2008 · Kategori: _Emolar_resimleri_


















Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!


Get your own Chat Box! Go Large!

http://www.muratkod.tr.cx


 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
E-Mail Listemize Katılın:
Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket resimli şiir resimli şiir Photo Sharing and Video Hosting at Photobucket